Türk Kahvesi

18 Temmuz 2018 by Kahve 182 Views
Ögeyi Oylayın
(0 oy)

Tüm dünyada alışkanlık yapan kahve ile Yemen ve Kahire’de tanışan Osmanlı’da farklı bir isim kazandı. Topraklarımızda yetişmeyen Kahve, bize has kavurma ve çekilme yöntemiyle “Türk Kahvesi” adıyla dünyaya tanınmış oldu. Kısa zamanda Avrupa ülkelerinde de yer bulan kahve için ilk kahvehaneler açıldı, insanların sosyalleştiği yerler haline geldi, tıpkı Osmanlı zamanında olduğu gibi.

Kahve çekirdeklerini öğütmek zor bir işti, dakikalarca elle çekilen ya da dibeklerde dövülen çekirdekler, hızlı tüketilen bu içecek için yavaş ve yorucu kalıyordu. 1871 yılında kahveyi ilk kez kavurup öğüterek hazır halde tüketiciye sunan kişi ise Mehmet Efendi’dir. İlk kurulduğu yer olan “Kuru Kahve” anlamına gelen Tahmis sokaktan çıkan hazır ürünler insanları bu zahmetten kurtarmıştı.

Kahve birçok ülkede olduğu gibi ülkemizde de yetişmeyen bir meyvedir. Kahveyi özelleştiren, yetiştiği iklim ve yapılış tarzıdır. Buna bağlı olarak Türk Kahvesi yaparken yeşil renkte olan çekirdekler “kahverengi” dediğimiz rengi alana kadar kavrulurlar. Sonrasında ahşap soğutma kabına konulur ve ısısının düşmesi beklenir. Soğuyan çekirdekler ahşap ya da metal el değirmenlerinde çekilir ya da Dibek kahvesinin ismini aldığı dibeklerde dövülerek ufaltılır.

İçi kalaylı bakır cezve içine önce içilecek kahve sayısı kadar tepeleme çay kaşığı dolusu Türk Kahvesi konulur. İsteğe göre toz şeker ilave edilebilir. Kişi sayısı kadar fincan ölçüsü, soğuk su ilave edilir ve kaşıkla birkaç defa karıştırılarak kısık ateşe sürülür. Ağır ağır pişen kahve fincana 3 etapta dökülür. Üzerinde köpükler oluşup hafifçe kaynamaya başlayan kahvenin önce köpük kısmı fincana dökülür ve bir kez daha ateşe verilir. Tekrar kaynamaya başlayan orta kısım fincana dökülür ve son kez ateşe götürülen kahvenin telve kısmı fincana bırakılır ve Türk Kahvesi afiyetle içilmeye hazırdır.

Aslında orijinal sunumu şekersizdir. İsteğe göre çok şekerli, orta şekerli olarak da içilir. Yapılan kahvenin yanında gül kokulu lokum ya da çeşitli reçeller ikram edilir ki acı kahveye tatlılıkla eşlik etsin. Sunulan tepside iki fincan kahve olması makbuldür, su ile ikram edilir. Hatta Osmanlı zamanında ikram yapıldıktan sonra misafire saygıdan dolayı sırt dönülmeden geri geri çıkılırdı. Kahveyi içmeden önce su içilerek ağız temizlenmeli ki kahvenin tüm hoş kokusu iyice hissedilsin. Kahveden hemen sonra içilen su ise pek hoş karşılanmaz çünkü bu hareket kahvenin beğenilmediğine işaret eder.

Evlerde, ofislerde vazgeçilmeyen içecekler arasında Türk Kahvesi’nin yeri bir başkadır. Tünm kahvesi çeşitlerini Quzenler Kurumsal tedarik Hizmetleri vasıtasıyla tedarik edebilirsiniz.

Türk Kahvesi’nin

  • Metabolizmayı hızlandırır, yağ yakımını kolaylaştırır
  • Uyarıcı özelliği vardır, yorgunluğu alır, enerji verir.
  • Depresyona iyi gelir, keyif verir.
  • Baş ağrısını azaltır.
  • Kolesterolü düşürür.
  • Günde iki fincandan fazla tüketilmemesi tavsiye edilir.
  • Genelde kahvaltı ve öğle yemeklerinden sonra tüketilir ki gün enerjik bir şekilde geçirilebilsin.
  • Kahvaltı (kahve altı) ismi kahveden önce yenilen yemek anlamına gelir.

gibi faydaları vardır.